Ana Sayfa Genel, Gündem, Yaşam 10 Kasım 2020 496 Görüntüleme

Deprem Türkiye’de Neden Bu Kadar Çok Oluyor?

Deprem Türkiye’de Neden Bu Kadar Çok Oluyor?

Deprem Nasıl Oluşur?

Deprem sırasında yaşadığımız sarsıntı aslında yer kabuğunda birbirine takılan çıkıntıların bir anda kırılması ve toprağı sarsması yüzünden oluşur. Tıpkı bir ağacın dalını kırmak gibi, dala kuvvet uygularız ve dal kırıldığında açığa çıkan enerji bütün ağacı güçlü şekilde sarsar. Deprem dediğimiz olay aslında bu kadar basit ve doğal bir durumdur.

Kuzey Anadolu Fay Hattı

Kuzey Anadolu fay hattına geri dönelim. 1939 yılında Erzincan depremi olduktan sonra Fay hattının Erzincan’ın altında olan bölümünün enerjisi salınmış oldu. Bu yüzden biriken enerji fay hattındaki bir sonraki noktaya geçti. Artık anadolu’nun enerjisini Erzincan değil fay hattının bir sonraki bölümü olan Tokat niksar bölümü tutuyordu. Erzincan depreminden 3 yıl sonra 1942’de o bölüm de kırıldı ve 7.0 büyüklüğünde bir deprem oluştu. Bu şekilde yıllar içinde hep bir sonraki bölümde büyük bir deprem yaşandı ve enerjisini bir sonraki bölüme aktardı. Bu depremlerin sonuncusu da 1999 yılında İzmit’in gölcük ilçesinde yaşandı.

Büyük İstanbul Depremi

İşte İstanbul’da büyük bir deprem yaşanacağına kesin gözüyle bakılması da tam olarak bu yüzden. Çünkü kuzey anadolu fay hattının Izmit’ten sonraki bölümü marmara denizinden geçiyor. 1999 İzmit depremi olduğu zaman fayda kalan enerji bir sonraki bölüm olan marmara bölümüne aktarılmış oldu. Yani buraya kadar olan bilgileri kısaca özetlemek gerekirse. Arabistan plakası anadolu’yu batıya doğru ittiriyor. Bu ittirme hareketi Anadolu’nun kırılarak iki parçaya ayrılmasına neden oldu. Bu devasa kırığı bugün kuzey anadolu fay hattı olarak biliyoruz. Bu fay hattı boyunca oluşan çıkıntılar yüzünden Anadolu hareket edemedi ve çıkıntılar kırıldıkça büyük depremler oluştu. Bu depremler de Erzincandan başlayıp İstanbul’a kadar ilerledi. İşte bu bilgiler sonucunda Fay hattında oluşacak depremin sıradaki durağının Marmara Denizindeki bölüm olacağı açıkça anlaşılıyor.

Peki depremin nasıl oluştuğunu biliyorsak?

Peki depremin nasıl oluştuğunu biliyorsak neden ne zaman olacağını bilemiyoruz? Bunun cevabı için 1999 İzmit Depremi’ne bakalım. Kuzey Anadolu fay hattının Adapazarı ve Yalova arasında bulunan bölümünü görüyorsunuz. 1999 depremi sırasında Fay hattının Gölcük ilçesinin altında bulunan noktası kırıldı sarsıntıdan en çok Gölcük etkilendi. Ancak fay hattı Adapazarı ve Yalovanın altından da geçtiği için bu iller de depremden fazlaca etkilendi. Jeologlar yeraltında yaptıkları ölçümler sayesinde bu bölümde enerji biriktiğini tespit edebiliyorlar.

Ancak bu bölümdeki hareketi engelleyen çıkıntının tam olarak nerede olduğunu tespit etmek oldukça zor. Çıkıntının yeri tespit edilse bile o çıkıntının ne kadar kuvvete dayanıklı olduğu şu anki teknolojiyle bilinemiyor. Bu yüzden depremin nerede olacağı bilinse de ne zaman olacağı hakkında sadece bir aralık verilebiliyor.

Örneğin İstanbul depremi için Marmara denizinin tabanında araştırma yapan yer bilimciler depremin 2030 yılına kadar olma ihtimalinin %60 ila 70 civarında olduğunu söylüyorlar. Ancak tabii ki bu sadece bir tahmin. Ve bu tahmin depremin her an olma ihtimalinin bulunduğu gerçeğini maalesef değiştirmiyor…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil